Asi Nehri ve Havzası Korunsun

Kampanya metni

Asi Nehri Hatay’ın can damarı. Antakya'nın merkezinden geçerek Akdeniz'e ulaşan uluslararası öneme sahip bu nehir, su ve gıda ihtiyacımız için bir yaşam kaynağı. Fakat depremden sonra nehre karışan kontrolsüz kirlilik kaynakları, sayısı 200’ü aşan taş ocakları ve beton santralleri, moloz ve çöp dökümleri ile bu değerli kaynağımız büyük bir su kriziyle karşı karşıya. Bu nedenle yurttaşlar, sivil toplum kuruluşları ve uzmanlar olarak yetkili kurumlardan üç somut adım bekliyoruz:

1. ATIKSU DEŞARJLARI DENETLENSİN. Asi Nehri için Havza Su Yönetim Planı hazırlanıp uygulanmalı, Havza Koruma Eylem Planı güncellenmelidir.

2. ÇED ZORUNLULUĞU İSTİSNASIZ UYGULANSIN. Taş ocakları, beton santralleri ve su kaynaklarını etkileyen büyük ölçekli projeler ÇED kapsamına alınmalı ve etkin şekilde denetlenmelidir.

3. HAVZA’NIN EN AZ %30’U KADAR KORUMA ALTINA ALINSIN. Hatay İli 1:100.000 Çevre Düzeni Planı’nda kesin korunacak hassas alanlar belirlenerek 2030’a kadar yasal koruma sağlanmalıdır.

6 Şubat 2023 depreminde yaşanan büyük kayıp ve yıkım, doğayla uyumlu ve dayanıklı bir gelecek inşa etmemiz için önemli bir dönüm noktası. Ancak Hatay’da deprem sonrası ekolojik yıkım da hız kazandı. Kirlilik sorunu sadece Asi nehri ekosistemini değil, bölgedeki içme suyunu da etkilemekte. İklim krizi koşullarında artan kuraklık ve yoğun yağışlar ise su yönetimini zorlaştırmakta, gelecekteki felaketlere karşı hazırlıklı olmamız gerekmektedir. 

Suyunu içebildiğimiz, toprağını ekebildiğimiz, tüm canlılarıyla var olan bir Asi Nehri havzası, Antakya'nın yeniden ayağa kalkmasının da temelidir. Nehri besleyen havzaki dereler ve dere yatakları, Amik Gölü yatağı, Milleyha Sulak Alanı ve Akdeniz'e döküldükleri delta noktasıyla birlikte bu eşsiz biyoçeşitlilik hazinesi doğal haliyle tahrip edilmeden korunmalıdır. Bu kirlilik yalnızca yerel bir sorun değil, sınırımızı aşan uluslararası bir çevre meselesidir. 

Bu talepler; 2872 sayılı Çevre Kanunu, 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 3621 sayılı Kıyı Kanunu, 6831 sayılı Orman Kanunu, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği, Su Yönetimi Yönetmeliği, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği ve Anayasa'nın 90. maddesi gereğince taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerin zaten öngördüğü yükümlülüklerdir. Asi Nehri ve havzasının korunması için, bugün milyonlarca insanın yaşamını doğrudan etkileyen bu konuda ilgili kurumların sorumluluklarını gecikmeden yerine getirmesini talep ediyoruz. Uluslararası öneme sahip bu nehrin korunarak gelecek nesillere aktarılması için gerekli adımların ivedilikle atılmasını bekliyoruz.

775

Kampanya metni

Asi Nehri Hatay’ın can damarı. Antakya'nın merkezinden geçerek Akdeniz'e ulaşan uluslararası öneme sahip bu nehir, su ve gıda ihtiyacımız için bir yaşam kaynağı. Fakat depremden sonra nehre karışan kontrolsüz kirlilik kaynakları, sayısı 200’ü aşan taş ocakları ve beton santralleri, moloz ve çöp dökümleri ile bu değerli kaynağımız büyük bir su kriziyle karşı karşıya. Bu nedenle yurttaşlar, sivil toplum kuruluşları ve uzmanlar olarak yetkili kurumlardan üç somut adım bekliyoruz:

1. ATIKSU DEŞARJLARI DENETLENSİN. Asi Nehri için Havza Su Yönetim Planı hazırlanıp uygulanmalı, Havza Koruma Eylem Planı güncellenmelidir.

2. ÇED ZORUNLULUĞU İSTİSNASIZ UYGULANSIN. Taş ocakları, beton santralleri ve su kaynaklarını etkileyen büyük ölçekli projeler ÇED kapsamına alınmalı ve etkin şekilde denetlenmelidir.

3. HAVZA’NIN EN AZ %30’U KADAR KORUMA ALTINA ALINSIN. Hatay İli 1:100.000 Çevre Düzeni Planı’nda kesin korunacak hassas alanlar belirlenerek 2030’a kadar yasal koruma sağlanmalıdır.

6 Şubat 2023 depreminde yaşanan büyük kayıp ve yıkım, doğayla uyumlu ve dayanıklı bir gelecek inşa etmemiz için önemli bir dönüm noktası. Ancak Hatay’da deprem sonrası ekolojik yıkım da hız kazandı. Kirlilik sorunu sadece Asi nehri ekosistemini değil, bölgedeki içme suyunu da etkilemekte. İklim krizi koşullarında artan kuraklık ve yoğun yağışlar ise su yönetimini zorlaştırmakta, gelecekteki felaketlere karşı hazırlıklı olmamız gerekmektedir. 

Suyunu içebildiğimiz, toprağını ekebildiğimiz, tüm canlılarıyla var olan bir Asi Nehri havzası, Antakya'nın yeniden ayağa kalkmasının da temelidir. Nehri besleyen havzaki dereler ve dere yatakları, Amik Gölü yatağı, Milleyha Sulak Alanı ve Akdeniz'e döküldükleri delta noktasıyla birlikte bu eşsiz biyoçeşitlilik hazinesi doğal haliyle tahrip edilmeden korunmalıdır. Bu kirlilik yalnızca yerel bir sorun değil, sınırımızı aşan uluslararası bir çevre meselesidir. 

Bu talepler; 2872 sayılı Çevre Kanunu, 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 3621 sayılı Kıyı Kanunu, 6831 sayılı Orman Kanunu, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği, Su Yönetimi Yönetmeliği, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği ve Anayasa'nın 90. maddesi gereğince taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerin zaten öngördüğü yükümlülüklerdir. Asi Nehri ve havzasının korunması için, bugün milyonlarca insanın yaşamını doğrudan etkileyen bu konuda ilgili kurumların sorumluluklarını gecikmeden yerine getirmesini talep ediyoruz. Uluslararası öneme sahip bu nehrin korunarak gelecek nesillere aktarılması için gerekli adımların ivedilikle atılmasını bekliyoruz.

Karar Vericiler

Mustafa Masatlı
Mustafa Masatlı
Hatay Valiliği
Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü
Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü

İmzacılar Ne Diyor?

Kampanya güncellemeleri

Bu kampanyayı paylaş

Kampanya 21 Mart 2026 tarihinde başlatıldı