İSTANBUL İÇİN EKOLOJİK -JEOLOJİK ÖLÜM FERMANI


İSTANBUL İÇİN EKOLOJİK -JEOLOJİK ÖLÜM FERMANI
Kampanya metni
Demir Darbeye Karşı Mücadele Çağrısı
İstanbul'un akciğeri konumunda bulunan, yıllar önce resmen korunması gerekli doğal alan olarak ilan edildiği halde 2020'li yıllardan itibaren üzerinde üçüncü köprü(Yavuz Sultan Selim köprüsü), İstanbul Havalimanı,Kuzey Marmara otoyolu inşa edilmiş olan, şu anda da yapımı hızlandırılan çılgın proje Kanal İstanbul inşası ile iyiden iyiye tahrip ve talan edilmekte, ekolojik dengesi gitgide bozulmakta olan, içerisinde endemik bitki örtüleri, tarım ve mera alanları, yaşamsal öneme sahip su havzaları barındıran Kuzey Ormanları bu kez tam anlamıyla YOK OLMA tehlikesiyle karşı karşıya!
Yakın gelecekte Gebze Çayırova'dan başlayıp Sabiha Gökçen havalimanı üzerinden üçüncü köprü, Büyükçekmece havzası ve İstanbul Havalimanı güzergahından devam ederek Çatalca'da sona erecek olan Kuzey Demiryolu hattı projesi, Kanal İstanbul hattı ile entegre olarak inşa edilecek olup içerisinde sadece beş durak yeralmaktadır.
Bu demiryolu hattının % 47'sinin tünellerden,geri kalan kısmının ise Anadolu yakasında Ömerli barajından, Avrupa yakasında ise Büyükçekmece su havzasının mutlak orta, kısa ve uzun mesafeli koruma alanlarının içinden ve fay hattının yer yer 8 km. yakınından geçmesi söz konusudur.Yani bu demiryolu hattının tünellerden geçmeyen tarafının %70'e yakın kısmı (%37'si ormanlık alanlar,%30'u sulak alanlar olmak üzere) mutlak korunması gerekli doğal alanlarını yer yer talan ve tahrip edecek şekilde ilerleyerek Çatalca'da sona erecektir.Özellikle tünellerden geçirilecek olan alanlarda bir sürü şaftların ve şantiyelerin açılacak olması durumun vahametini, korkunçluğunu daha da arttırmaktadır.
Bu demiryolu projesi 2022 yılında DSİ ile imzalanan ve Resmi Gazetede yayımlanmayan protokol anlaşması kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda üzeri yer yer örtülerek çok büyük ölçüde devre dışı kalan, işlevini iyiden iyiye yitiren Sazlıdere barajı ve inşa edildikten sonra etrafı şantiyelerle çevrilmiş olan İstanbul Havalimanının yeraldığı çok büyük alanların ardından İstanbul'un geri kalan doğal tarım, mera ve ormanlık alanlarıyla sulak alanların,su havzalarının tam anlamıyla geri dönülmeyecek şekilde yok olmasına yol açacak, zaten son 20 yılda miktarı en aza düşmüş olan İstanbul'un ve İstanbulluların sağlıklı gıdaya erişim, sağlıklı gıda tüketimi, sağlıklı ve doğal ürünler yetiştirme, sağlıklı su içme temiz hava ve sağlıklı nefes alma hakkı ve ihtiyacını tamamen ve açıkça ortadan kaldıracak ve gasp edecek türde bir demir darbe niteliğindedir. İstanbul için tam anlamıyla bir ölüm fermanı, ölümcül bir alarm olan bu şeytani tarzda tehlikeli demir darbeye karşı çıkmak,bu demir darbeyi başlamadan sonlandırmak, şu andan itibaren bütün İstanbul'un ve İstanbulluların en temel,en önemli görevi haline gelmiştir.
Ayrıca İstanbul için yakın veya uzak gelecekte beklenen ve sık sık dile getirilen olası bir deprem sonrasında İstanbul halkının belki de en önemli kaçış, sığınma ve toplanma alanlarından birisi olması ihtimaline sahip olması, Avrupa'da acil olarak korunması gerekli yüz orman içerisinde yer alan bu Kuzey Ormanlarının önemini sadece ekolojik olarak değil jeolojik olarak da ortaya koymakta, arttırmaktadır.Yani bu Kuzey Ormanlarının korunması görevi sadece EKOLOJİJK değil JEOLOJİK bakımdan da elzemdir, kaçınılmazdır.
O halde tüm İstanbul'un,tüm İstanbulluların ve dolayısıyla da Türkiye'nin geleceği adına,bu tehlikeli demir darbe girişimine karşı ACİL olarak bu kutsal kurtuluş savaşını başlatalım!2030 yılında tamamlanması öngörülen, ömrü en fazla 100 yıllık olan ve şimdiden en az 8,000,000,000 dolarlık maliyete neden olacak bu demir azrailin İstanbul'u ve Türkiye'yi yok etmesine fırsat vermeyelim,bu demir darbeyi demir iradeyle yerin dibine gömelim! HEMEN ŞİMDİ!
2
Kampanya metni
Demir Darbeye Karşı Mücadele Çağrısı
İstanbul'un akciğeri konumunda bulunan, yıllar önce resmen korunması gerekli doğal alan olarak ilan edildiği halde 2020'li yıllardan itibaren üzerinde üçüncü köprü(Yavuz Sultan Selim köprüsü), İstanbul Havalimanı,Kuzey Marmara otoyolu inşa edilmiş olan, şu anda da yapımı hızlandırılan çılgın proje Kanal İstanbul inşası ile iyiden iyiye tahrip ve talan edilmekte, ekolojik dengesi gitgide bozulmakta olan, içerisinde endemik bitki örtüleri, tarım ve mera alanları, yaşamsal öneme sahip su havzaları barındıran Kuzey Ormanları bu kez tam anlamıyla YOK OLMA tehlikesiyle karşı karşıya!
Yakın gelecekte Gebze Çayırova'dan başlayıp Sabiha Gökçen havalimanı üzerinden üçüncü köprü, Büyükçekmece havzası ve İstanbul Havalimanı güzergahından devam ederek Çatalca'da sona erecek olan Kuzey Demiryolu hattı projesi, Kanal İstanbul hattı ile entegre olarak inşa edilecek olup içerisinde sadece beş durak yeralmaktadır.
Bu demiryolu hattının % 47'sinin tünellerden,geri kalan kısmının ise Anadolu yakasında Ömerli barajından, Avrupa yakasında ise Büyükçekmece su havzasının mutlak orta, kısa ve uzun mesafeli koruma alanlarının içinden ve fay hattının yer yer 8 km. yakınından geçmesi söz konusudur.Yani bu demiryolu hattının tünellerden geçmeyen tarafının %70'e yakın kısmı (%37'si ormanlık alanlar,%30'u sulak alanlar olmak üzere) mutlak korunması gerekli doğal alanlarını yer yer talan ve tahrip edecek şekilde ilerleyerek Çatalca'da sona erecektir.Özellikle tünellerden geçirilecek olan alanlarda bir sürü şaftların ve şantiyelerin açılacak olması durumun vahametini, korkunçluğunu daha da arttırmaktadır.
Bu demiryolu projesi 2022 yılında DSİ ile imzalanan ve Resmi Gazetede yayımlanmayan protokol anlaşması kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda üzeri yer yer örtülerek çok büyük ölçüde devre dışı kalan, işlevini iyiden iyiye yitiren Sazlıdere barajı ve inşa edildikten sonra etrafı şantiyelerle çevrilmiş olan İstanbul Havalimanının yeraldığı çok büyük alanların ardından İstanbul'un geri kalan doğal tarım, mera ve ormanlık alanlarıyla sulak alanların,su havzalarının tam anlamıyla geri dönülmeyecek şekilde yok olmasına yol açacak, zaten son 20 yılda miktarı en aza düşmüş olan İstanbul'un ve İstanbulluların sağlıklı gıdaya erişim, sağlıklı gıda tüketimi, sağlıklı ve doğal ürünler yetiştirme, sağlıklı su içme temiz hava ve sağlıklı nefes alma hakkı ve ihtiyacını tamamen ve açıkça ortadan kaldıracak ve gasp edecek türde bir demir darbe niteliğindedir. İstanbul için tam anlamıyla bir ölüm fermanı, ölümcül bir alarm olan bu şeytani tarzda tehlikeli demir darbeye karşı çıkmak,bu demir darbeyi başlamadan sonlandırmak, şu andan itibaren bütün İstanbul'un ve İstanbulluların en temel,en önemli görevi haline gelmiştir.
Ayrıca İstanbul için yakın veya uzak gelecekte beklenen ve sık sık dile getirilen olası bir deprem sonrasında İstanbul halkının belki de en önemli kaçış, sığınma ve toplanma alanlarından birisi olması ihtimaline sahip olması, Avrupa'da acil olarak korunması gerekli yüz orman içerisinde yer alan bu Kuzey Ormanlarının önemini sadece ekolojik olarak değil jeolojik olarak da ortaya koymakta, arttırmaktadır.Yani bu Kuzey Ormanlarının korunması görevi sadece EKOLOJİJK değil JEOLOJİK bakımdan da elzemdir, kaçınılmazdır.
O halde tüm İstanbul'un,tüm İstanbulluların ve dolayısıyla da Türkiye'nin geleceği adına,bu tehlikeli demir darbe girişimine karşı ACİL olarak bu kutsal kurtuluş savaşını başlatalım!2030 yılında tamamlanması öngörülen, ömrü en fazla 100 yıllık olan ve şimdiden en az 8,000,000,000 dolarlık maliyete neden olacak bu demir azrailin İstanbul'u ve Türkiye'yi yok etmesine fırsat vermeyelim,bu demir darbeyi demir iradeyle yerin dibine gömelim! HEMEN ŞİMDİ!
2
Karar Vericiler
Kampanya güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 27 Ocak 2026 tarihinde başlatıldı